Cahit Zarifoğlu

Şair, yazar, fikir adamı

Berat Zarifoğlu ile soru-cevap;

Cahit Zarifoğlu’nun evlatlarını büyütürken eşi olarak nelere dikkat ettiniz? Çocuklarınızı nasıl yetiştirdiniz?

Çocukları yetiştirirken islam ahlakı üzere yetiştirmeye gayret ettik. Zaten ailelerimiz de bizi bu şekilde yetiştirdikleri için biz de aynı şekilde hareket ettik. Cahit beyden sonra da aynı hassasiyeti göstermeye çalıştım. Zorlandığım konularda da hep “o hayatta olsa ne derdi, nasıl düşünürdü, acaba yaptığımdan memnun mu” diye düşünürdüm. Allah emeklerimizi boşa çıkarmasın.

Sizden çocukların eğitimi konusunda özellikle istediği şeyler var mıydı?

Kuran öğrenmelerine çok özen gösterirdi. Öğrendiler de çok şükür. Onun dışında okuma alışkanlığı kazandırmaya çalışırdı. Üniversite eğitimine de önem verirdi. Allaha şükür bu konuda da içim rahat.

Cahit beyin sizi en çok etkileyen şiiri ya da şiirleri hangileri?

En sevdiğim şiir “Sultan” ve “Hama”dır. Bir de “Böyle ol böyle söyle” şiirini çok severim. Dua niyetine okunabilir.

Onun edebiyatçı kimliği sizde nasıl izler bıraktı?

Ondan çok şey öğrendim. Mesela Sütçü İmam’ı onun vasıtasıyla tanıdım. Afganistan ve diğer müslüman ülkelerdeki zulmü onun sayesinde öğrendim. O zamanlar şimdiki gibi haberlerden bilgi almak mümkün değildi. Oralardan gelen haberler hem az hem de yanlı haberler oluyordu. Onun vasıtasıyla gerçek bilgiler ediniyorduk. Bunlara çok mesai harcar, düşünür ve yazardı. Ayrıca edebi bir çevremiz vardı. Arkadaşları çoğunlukla yazarlardan oluşurdu. Ailece görüştüğümüz için kitap, dergi genel olarak gündemimizde olurdu. El yazısıyla yazdığı yazıları ben okurdum o da daktiloya geçirirdi. Böylelikle yazılarını ilk okuyan da ben olurdum.

Onun anısına yapılmasını istediğiniz şeyler var mı? Varsa neler?

Zaten güzel işler yapılıyor, mezarı başında anmalar oluyor. Gençler okuyorlar, ilgileniyorlar, tezler hazırlanıyor vs. Önemli olan sayı olarak çoklukları değil bu işlerin samimiyetle, gayretle yapılıyor olması.


Ahmet Zarifoğlu ile soru-cevap;

Sanatçı bir babanın oğlu olarak sanatla ilgili misiniz? Babanızın yazdıkları ve eserleri sizde nasıl izler bıraktı? Şiirle ilgileniyor musunuz? Yazdığınız şiirler varsa bizimle paylaşır mısınız?

Cahit Zarifoğlu gerçekten sanatçı ruhlu biri. Onun genlerinden ufak tefek kırıntılar bulaşmış olacak ki ben de görsel sanatlarla ilgileniyorum. Elimden geldiği kadar resim’i, sinema’yı, fotoğraf’ı, müzik’i, tiyatro’yu ve/ya modo sanatları takip etmeye çalışıyorum. Genelde ‘içerik’ten ziyade ‘teknik’le ilgilenmek hoşuma gidiyor.. Babamla yaşadığım anlar çok kısa ve sayılı.. bu yüzden onu, hakkında anlatılanlar ve kendi yazılarından tanıyorum diyebilirim. Şiir yazmak çok zor. Neredeyse hiç denemedim, iyi şiir yazabileceğimi asla düşünmüyorum. İyi bir şiir okuyucusu da değilim.

Babanızı anlatan bir dizide kamera arkasında çalışıyorsunuz. Bu durum size neler hissettiriyor? Zarifoğlu’nun gençliğini hatırlarken kendinizle karşılaştırıyor musunuz?

Babam ve yakın arkadaşlarının konu edinildiği dizinin yapım ekibindeyim. Dizi fikrini ilk duyduğumda da hoşuma gitmişti ama açıkcası içimde çok duygusal şeyler oluşmamıştı.. Çekimlere başladığımız ilk gün, ilk sahnelerden birinde yedi oyuncu okul bahçesinde biraz sohbet ediyorlar ve birbirlerine sarılarak merdivenlerden yukarı çıkıyorlar.. İlk etkilendiğim -veya hislendiğim diyelim- an o an oldu.. Özellikle Baran’la ve diğer oyuncularla ilk günlerden itibaren karakterler üstüne çok konuştuk. Canlandırmalar açısından doğruya en yakın’a ulaşmak için sağolsunlar çok özen gösteriyor tüm oyuncular. Babamla birçok huyumuz birbirine benzer. Onu yakından tanıyanlar benzetiyor.

Cahit Zarifoğlu özellikle gençlerin çok ilgi gösterdiği bir isim. Akranlarınızın babanızı bu kadar çok sevmesi size ne hissettiriyor?

Valla kıskanç biri olsaydım babamı akranlarımdan kıskanırdım. 🙂 Dediğiniz gibi gençlerin ilgisi çok fazla. Eminim ki babamı benden çok daha fazla okumuş arkadaşlar vardır.. Bu güzel ilginin yoğunlaşmasında Mavera Gençlik Hareketi üyelerinin payı büyüktür, Bazen şöyle düşünüyorum, oğlu olmasaydım gerçekten benim de çok sevdiğim bir adam olurdu Cahit Zarifoğlu.


Betül Zarifoğlu ile soru-cevap;

Babanız olmasaydı Cahit Zarifoğlu’nu hangi özellikleri veya hangi eserlerinden dolayı severdiniz?

Cahit Zarifoğlu babam olmasaydı, onu sadece bir yazar olarak tanıma şansım olsaydı en çok İns hikayesinin yazarı olduğu için severdim. Sonra Katıraslan’ı yazacak hayal dünyasına sahip olduğu için. “Zahmet Vakti”ni, “Daralan Vakitler”i yazdığı için severdim mesela. Afganistanı, Filistini hakkıyla önemseyen ve yazan müslüman hassasiyeti için severdim. Ve “Yaşamak”ın yazarı olduğu için.

Siz de babanız gibi çocuk edebiyatıyla ilgileniyorsunuz. Babanız bu anlamda size nasıl bir zihinsel miras bıraktı?

Çocukluğumuz çok şükür ki masal dinleyerek geçti. Bunların bir çoğunu tabiki hatırlamıyor olsak da zihinsel miras olarak kabul edebiliriz. Masal dinlemek yeni dünyalar hediye eder çocuklara. Bir şekilde yazmak farklı alanlarda olsa da, yavaş ilerlese de hayatımda hep vardı. Çocukluğumdan beri hep hayalim yazar olmak oldu. Daha net daha direk bir miras, hatta vasiyet olarak düşünebileceğimiz bir şey de babamın bana imzaladığı Serçekuş kitabındaki “senin de bir gün çocuklar için yazacağını hissediyorum” sözleridir.

Cahit Zarifoğlu özellikle gençlerin çok ilgi gösterdiği bir isim. Akranlarınızın babanızı bu kadar çok sevmesi size ne hissettiriyor? Siz ‘baba’ kimliği dışında şair ‘Cahit Zarifoğlu’ ne ifade ediyor sizin için?

Babamla ilgili etrafımda karşılaştığım her şey gurur vesilesi çok şükür. Bunların arasında en çok dikkatimi çeken şeylerden biri de insanların kişisel tanışıklık yaşamadıkları tüm yazarlara ismi ve soy ismiyle hitabetmelerinin yanında, genç arkadaşların bir çoğunun babama “Cahit Ağabey” diye hitap etmesi. Bu yakınlığın kurulmuş olabilmesi hep hayretle dikkatimi çekmiştir.

Gülcan Tezcan
Star Gazetesi Kitap eki editörü